
Hazine’den Ocak Ayı Faiz Ödemeleri Açıklaması
Ocak Ayı Faiz Ödemelerinde Enflasyon Etkisi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda yankı uyandıran Ocak ayı faiz ödemelerine ilişkin değerlendirmelere yanıt verdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, dezenflasyon sürecinin güçlenmesiyle birlikte faiz ödemelerinin gelecekte daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere çekilmesinin beklendiği kaydedildi. Gerçekleşen yüksek ödemelerin, program dönemindeki faiz artışlarıyla bir ilgisi bulunmadığı, tamamen geçmiş enflasyon dinamiklerinin bütçeye yansıması olduğu ifade edildi.
Ödemelerin Yüzde 53’ü On Yıllık Senetlerden
Bakanlık, teknik detayları paylaştığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan değerlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin %53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesidir. Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla Ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir.”
Yapısal Değil Muhasebesel Bir Artış
Açıklamanın devamında, yaşanan durumun yapısal bir faiz yükü değişiminden ziyade teknik bir süreç olduğu belirtilerek, “Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır.” denildi.



